Uzun yıllar önce tanıdığımız kıymetli Süleyman Soylu bakanımız, dün ne ise bugün de aynı değerdedir. Bizler, Allah için bu yaşadıklarımızı ve doğruları, sosyal medyadan da söylendiği gibi biz de buradan açıkça söylüyoruz. Asla bugüne kadar da dürüstlüğünden, devlet adamlığından, yardım severliğinden, davasından, vefasından, çalışkanlığından, samimiyetinden, tevazusundan, merhametinden, milletinden yana mücadelesinden ve dostluğundan zerre kadar ödün vermemiştir ve bu süreçte Milletin gözünde her geçen gün çok şükür daha da yücelmiş ve büyümüştür. Vatanımızın ve Milletimizin menfaati için her zaman inandığımız ve güvendiğimiz ‘Dürüst Siyasetçinin’ yanında olduk. Dün olduğu gibi bugün de her daim bu ‘Dürüst ve Adam gibi Adam’ın arkasındayız’’ diye konuştu.
Vatandaşların yaptığı açıklamanın devamında ise,
‘‘O kadar büyük bir operasyon yürütülüyor ki; ne sosyal medya ayağına yetişip gerçeği anlatabiliyorsunuz, ne basın mecralarına… Şu son birkaç günde çevrilen dolaplara bizzat şahitlik ettiğimiz için, yargıda olup bitene de (Yargı mensuplarını tenzih ederek) büyük bir ihtiyatla yaklaşıyoruz.
Deliller, ifadeler, gizli tanıklar… Dosyanın sessize alındığı o dönemde her şey ince ince örülmüş birer kumpas parçası mı, emin değiliz. Kendimizi de bazen saçma sapan, mantık dışı bir kurgusu olan Hint dizilerindeymiş gibi hissediyoruz.
Neticede Tunceli’de yaşamayan, oradaki mülki amirle sadece resmiyet sınırları içinde mesaisi olan; hele ki oğluyla hiçbir teması bulunmayan bir Bakan… Bir aile babası, bir sadakat ve vefa timsali, işini her şeyin önüne koymuş bir isim neden böyle bir şeye bulaşsın? Neden itibarını, güvenilirliğini ve geleceğini gölgeye düşürsün? Bu örüntüye inanmak akıl karı da değil.
Gözümüzün önünde bu dolaplar dönmese, biz bile bu algıların kurbanı olacağız. Şimdi de “falan emri Bakan vermiş” safsatası yayılıyor. Eh be kardeşim; suçu işlediği iddia edilen karanlık tiplerin suçuna, devletin bakanı neden ortak olsun? Hele ki mesele böyle adi bir olayken...
VİCDAN VE VEFA, SİYASİ HESAPLARA ASLA KURBAN EDİLEMEZ!
Bir de işin vicdani tarafı var... Biz bu adamı; şehit analarıyla omuz omuza ağlarken, sel sularının yıktığı yerlerde çocukların korkusunu yüreğine yük ederken, deprem yıkıntıları arasında kederle yoğrulurken tanıdık.
Bir tarafta bizzat şahit olduğumuz o samimiyet, diğer tarafta kapalı kapılar ardında dönen dolaplar!
Yapmayın! İnsanların onuru ve itibarı, hiçbir bedelle tartılmaz. Bugün yaşattıklarınızı yarın yaşamayacağınızın garantisi yok. Allah’ın adaleti belki gecikir ama illaki tecelli eder; ya bu dünyada ya ahirette...
Yüreğini merhametinden, öfkesinden ve mücadele ruhundan tanıdığımız Süleyman Soylu’nun yanında bugün durmayacaksak; ne zaman hakikati bükmeden "HAK" ve "HAKİKATİN" yanında duracağız? Hangi yalan bizi doğru safta hizalayacak? Allah’tan korkun; O, yaptıklarınıza şah damarınızdan daha yakın!
Sözün özü ise; güneş balçıkla sıvanmaz, dün olduğu gibi bugün de her daim bu ‘Dürüst ve Adam gibi Adam’ın hem arkasındayız hem de kimseye yem etmeyiz ve her zaman yanındayız’’ dedi.
Haber-Röportaj: Mehmet Gülnahar / İstanbul Gündem Gazetesi








